Yükseköğretimde “Mikro Yeterlilik” Dönemi Gelecek Yıl Başlıyor
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yayımladığı “Mikro Yeterlilikler Çerçevesi”ne ilişkin usul ve esaslar ile yükseköğretim sistemindeki öğrenme anlayışını dönüştürecek önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Adana Özel Marmara Okulu eğitim uzmanları, YÖK’ün hayata geçireceği yeni mikro yeterlilik uygulamasına ilişkin merak edilen ayrıntıları paylaştı. Önümüzdeki eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanacak bu düzenleme ile öğrencilerin üniversite dışında kazandığı bilgi, beceri ve sertifikaların ilk kez resmi akademik sisteme dahil edilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda;
- Kampüs dışında edinilen yetkinliklerin belirlenen kriterler doğrultusunda tanınması,
- Bu yetkinliklerin Avrupa standartlarıyla uyumlu biçimde AKTS kredisine dönüştürülmesi,
- Elde edilen mikro yeterliliklerin transkriptler ve diploma eklerinde yer alması temin edilecek.
İş Dünyasının Talep Ettiği Yetkinlikler de Kazanılıyor
Mikro yeterlilikler; belirli bir alana odaklanan, kısa süreli ve esnek öğrenme süreçlerini içeriyor. Bu sistemle edinilen kazanımlar, şeffaf ölçme-değerlendirme yöntemleriyle doğrulanarak kalite güvencesi altına alınıyor. Özellikle yapay zekâ, veri bilimi ve dijital teknolojiler gibi hızla değişen sektörlerin yeni beceri ihtiyaçlarına anında yanıt verilmesi hedefleniyor. Böylece öğrenciler, normal diploma eğitimlerine devam ederken iş dünyasının talep ettiği güncel yetkinlikleri de eş zamanlı olarak kazanabiliyor. Eğitimini başarıyla tamamlayanlara uluslararası standartlarda dijital sertifikalar verilecek. Elde edilen öğrenme çıktıları dijital rozetlerle tescillenecek ve dijital cüzdanlar vasıtasıyla güvenli bir şekilde muhafaza edilebilecek.
Edinilen Kazanımlar AKTS Kredisine Dönüştürülebilecek
Yayımlanan yeni usul ve esaslar doğrultusunda, üniversiteler önümüzdeki dönem itibarıyla mikro yeterlilik uygulamalarını gerçekleştirebilecek. Bu sayede bireylerin sektör deneyimleri, mesleki pratikleri ve farklı platformlardan edindikleri kazanımlar akademik olarak tanınarak Avrupa Kredi Transfer Sistemi (AKTS) kredisine dönüştürülebilecek. Toplumsal, bireysel ve sektörel beklentilere göre şekillenecek bu programlar, sosyal ve teknolojik gelişmelere hızla uyum sağlayacak esneklikte güncellenecek. Modüler ve kısa süreli eğitim yapıları sayesinde öğrenenler ihtiyaç duydukları bilgi ve becerilere daha hızlı erişebilecek, kariyer gelişim süreçlerini kendi hedefleri doğrultusunda tasarlayabilecek.
Mezuniyet Kredisinin Yüzde 10'u Bu Sistemden Sağlanacak
Düzenlemenin dikkat çeken yönlerinden biri de kredi transferi imkânı oldu. Öğrenciler, mezun olabilmek için tamamlamak zorunda oldukları toplam AKTS yükünün yüzde 10'una kadar olan kısmını mikro yeterlilik programlarından topladıkları kredilerle karşılayabilecek. Hangi eğitimlerin ya da kazanımların akademik sistemde tanınacağına ise üniversite senatoları değerlendirecek.
Yaşam Boyu Öğrenme ve Küresel Entegrasyon
YÖK, mikro yeterliliklerin Avrupa Eğitim Alanı ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) ile tam uyumlu yürütülmesini planlıyor. Bu entegrasyon, Türkiye'deki üniversitelerden alınan bu yeterliliklerin uluslararası arenada da resmi olarak tanınması anlamına geliyor. Bu dönüşümle birlikte yükseköğretim, yalnızca diploma alınan ve belirli bir sürede tamamlanan bir süreç olmaktan çıkarak yaşam boyu devam eden dinamik bir öğrenme ekosistemine evriliyor. Mikro yeterlilikler, bireylerin değişen dünyaya uyum sağlamasında ve Türkiye'nin geleceğin becerilerine dayalı insan kaynağını güçlendirmesinde etkili araçlardan biri olarak kabul ediliyor.
Özvar: Nitelikli İnsan Kaynağının Yetiştirilmesine Katkı Sunacak
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada; mikro yeterliliklerin yaşam boyu öğrenmenin son derece önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Bu adımın iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine büyük katkı sunacağını belirten Özvar, yükseköğretim sisteminin artık “yetkinlik odaklı” bir yapıya doğru ilerlediğini ifade etti. Prof. Dr. Özvar, mezunların ve öğrencilerin mikro yeterlilikler sayesinde ihtiyaç duydukları yetkinlikleri daha hızlı kazanabileceğini kaydetti. Bu çalışmayı yükseköğretimi “diploma odaklı” bir yapıdan “yetkinlik odaklı” bir yapıya dönüştürme yolunda atılan en önemli adımlardan biri olarak gördüklerini dile getiren Özvar, öğrencileri ders müfredatının dışındaki öğrenme fırsatlarından yararlanmaya davet etti.



